biraz zor biliyor musun?
bir yerde okumuştum; ''bir çırpıda açtığım bu yolu kapatmak, ağır ağır dönmek, vazgeçmek zor geliyor biraz. elbet yüreğim sızlar.'' diyordu.
daha da çok sızlayacak, biliyorum.
belki istemediğin, verdiğin karardan emin olmadığın halde tek çıkar yolunun bu olduğunu düşününce böyledir. belki ilk kez kendini mecbur hissetmenin getirdiği güçsüzlük bu kadar acıtıyordur. belki senin için anlamlı olan diğer her şeyi, herkesi sırf kendi iradene hakim olamayacağını düşündüğün için, henüz belki zamanı gelmeden bir kenara atıyor olmanın verdiği/vereceği pişmanlığı düşününce yiyordur için içini.
bilmiyorum.
en başa dönüp yeniden başlamak bu kadar zor mu gerçekten?
deneyip göreceğim.
yolda biraz huzur eşlik etsin diye,
'' - rüzgardan korunmaya çalışan bir dilenci görene kadar dikenli yollarda yürüyeceğim.''
hep aklıma inceden inceye gelir aşkın fıtratında bulunun ayrılık acaba bir daha sevdiğimizi görememek mi yoksa en çok sevsin istediğimiz tarafından sevilemeyecek kadar çirkin olduğumuzu hissetmek mi? bu kadar basittimiydi güzellik! bir kaç bilim insanının yüz hatlarının kulağın, burnun gözlerin bir birine oranımıydı. yoksa yıllarca okuduklarımızın, dinlediklerimizin geçtiğimiz her caddenin üstümüzde yüzümüzde bıraktığı iz miydi? gerçek oran bir sevgiden diğerine olan mesafesi miydi? bin kere terkedileceğini bilsende o aşka bir daha bir daha başlardın ve her defasında bu aşk seferi filmini mutlu sonla bitireceğine dair inandığın tek tanrıya yeminde bulunurdun.
YanıtlaSil