'alismak' fiili cok yabanci. hayatimdaki her seye alismayi gectim, benimsemis oldugumdan belki de, yabancilik hissi ve ardindan gelen alisma sureci beni cok korkutuyor. cesaretim yok sanki.
alismak cok zor.
hem hep bu 'alisma' sureclerine gecici gozuyle bakiyorum da, donup baktigimda fark ediyorum ki aslinda hayatimin tumunu olusturuyorlar. hep bir seylerin gecmesini beklerken zaman oyle cabuk geciyor ki, ben tam yasayamamisim gibi hissediyorum. elimi kolumu baglamislar sanki. hos yasamanin da 4 ayak uzerine kipirdamayan ve asla degismeyen kosullar uzerine kurulu olmasi gerekmiyor tabi de, soyle istiyorum ki artik 'acaba'larim olmasin. evet diyeyim, buradayim, bu durumdayim, bu insanlarlayim, bu kadar. ne fazlasini isteyecegim ne eksigini. olmuyor.
alismaya alismak fikri bile yeteri kadar hirpaliyorken beni, hani o uykuyla uyaniklik arasinda gozunu actiginda once nerede oldugunu kestiremeyis - evde miyim yurtta mi- kargasasina dort yeni duvarin daha eklenecek olmasi, bu ihtimali dusunurken gozlerimi goz kapaklarimin sinirini zorlayacak kadar acmaya zorluyor.
belki de istemiyorum da sadece sartliyorum kendimi, her sey daha guzel olacak diye.
hem yeni insanlar - baska insanlar - yeni yollar - baska yollar - yeni sesler - baska sesler - yani iste kisaca yepyeni bi sehir - bambaska bi sehir - ne kadar kotu olabilir ki ? - tahmin edemeyecegin kadar? -
bilmiyorum. sadece kendimi sartliyorum.
her sey daha guzel olacak.
umuyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder