buraya kadar zorla geldin di mi? ite kaka.. bugun de gecsin, yarin iyi olur, yurda gidip uyusam, bi ara versek, 5 dk daha uzanayim sonra kalkarim...
ama iste gitmiyor. tikaniyorsun mesela. kalkasin gelmiyor o yataktan. ne bileyim yarin olsun istemiyorsun, o metrobus yolu hic bitmesin istiyorsun, cam kenarinda otur, kulaginda kulaklik, yagmur yagsin bi de hafiften, oyle git dur iste. gelmesin sukrubey duragi. geliyor ama, hem yagmur da duruyor bi yerden sonra, mp3un sarji da bitiyor, sabah da oluyor. 5 dakikalar zaten ne cabuk geciyor oyle!
mutlu hissedecek sebepler buluyorsun, ama yapay olduklarinin farkindasin. kendin kapi olmayan duvara kapi resmi ciziyorsun mesela, var gibi gozuksun iste. goz yanilir ne de olsa.
takintili bi insan olup cikiyorsun sonra. en olmayacaklara bile neden olduramiyorum diyorsun. bi sarkidaki tek bir cumle icine dokundugu icin gunlerce kesintisiz dinleyebiliyorsun. gozun her sabah-aksam o vitrindeki kazaga takiliyor, ama girip soramiyorsun, zor cunku iletisim kurmak, ne geregi var simdi? yarin sorarim diyorsun, yarin da oluyor, ama iste o yarin senin yarinin degil. cunku bugunle yarini ayiran cizgi yok. aslinda var da, sen hissedemiyorsun.
uyku... tek ozen gosterdigin ve istedigin o olmaya basliyor. dinlenmek, sifirlanmak istiyorsun ama olmuyor. zihnini bosaltamiyorsun. dogru yerde mi duruyorsun bilmem ama en azindan yanlis yerde olmadigina eminsin, o iyi.
alismak, alistirmak, sabretmek, dayanmak... hep zamana dayanmis fiillerle gecistiriyorsun kendini. aslinda cok zaman var, ama diyorsun ki yok; gecistirmek de zamana dayali hani, gececek gidecek, simdi boyle olunca, yarin nerede olacagini bile bilmediginden, niye erteliyoruz ki? hep yarina umit bagliyoruz. iste boyle dusununce de olmuyor, mutsuz oluyorsun. hep ayni dongude gibi hissediyorsun. aysegul kitaplarinin arkasindaki resim gibi yani.
halbuki olmaz miydi o 5 dakikada alissaydik, ne bileyim gecseydi hemen. gecmistir belki de ama fark edemiyorsun. dedim ya ayiran cizgi yok cunku, hep ayni gunun kesitleri gibi, kiyafetler degisiyor yalnizca.
bi de insanlara guveniyorsun, onlar da degisiyor. sen de degisiyorsun ama, simdi iki taraf da degisince ayni kalmali gibi durum, tabi olmuyor. mesela eskiden sabaha kadar bir cumle hakkinda konustugun insanlarla dakikalar icinde paragraflari bitiriyorsun simdi. yasananlarin coklugu yuzunden mi bu zipleme, yoksa paylasacak noktalarin gitgide yok olmasi mi bilmiyorsun.
yarin diyorsun hep. daha iyi olacak. birileri soz de veriyor, ama olmuyor. bi yerden baslamali diyorsun, neresi o bi yer bilmiyorsun. nerden tutsan orasi elinde kaliyor. eskisi gibi olsa diyorsun, iste cevap anahtarindan bakip testin tepesine 3y1b yazmak gibi, her sey acik olsun, boslari yanlislari gor istiyorsun ama cok flu. anlayamiyorsun.
ayni sarkiyi dinlemeye devam ediyorsun. sayfayi ceviriyorsun. arada gozlerin daliyor. sayfada yazanlar da hep ayni gibi.
silgi kullanmak yasakti! demek ki artik bitmeli.
bitsin...
bitiriyorsun..
bitti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder